COĞRAFYA KONU ANLATIMI

TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL MİRASI

TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL MİRASI

Uluslar arası önem taşıyan, bu nedenle taktire ve korunmaya değer doğal oluşumlara, anıtlara ve sitlere dünya mirası denilmektedir. Türkiye, sahip olduğu sahipsel ve doğal mirasa sahip çıkmış ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak için önemli çalışmalar yürütmüştür. Bu çalışmaları bazılarında UNESCO ile iş birliği yapılmıştır. Dünyadaki kültürel miraslar ile ilgili çalışmaları yürüten UNESCO tarafından yapılan sınıflandırmaya göre kültürel miraslar, somut ve somut olmayan kültürel miraslar olarak ikiye ayrılmıştır.

SOMUT KÜLTÜREL MİRAS

Gelecek nesillere aktarım için korunması gereken tarihi yapı, mekan ve anıtlara somut kültürel miras denir. Arkeolojik, mimarı ve teknolojik eserler somut kültürel mirasın bir parçasıdır ve günümüzde genelde müzeler vasıtasıyla sergilenir.

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS

Somut olmayan kültüler miras; toplumların ve bireylerin kültürlerinin bir parçası olarak adlandıkları gelenek ve görenekler, anlatılar, bilgi ve becerilerle beraber bu değerlerle ilgili her türlü araç gereç ile kültürel mekanlar olarak tanımlanır. Somut olmayan kültürel miras denince halk hikayeleri, destanlar, masal ve fıkralar gibi sözlü anlatımlar; karagöz, kukla, halk tiyatrosu gibi gösteri sanatları; kına gecesi, nişan, düğün, nevruz gibi ritüel ve kutlamalar; dokumacılık, telkari, nazar boncuğu, sedef kakma gibi el sanatları; yöresel yemekler, halk hekimliği, halk meteorolojisi gibi uygulamalar akla gelebilir.

2015’te UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesine alınan Diyarbakır’daki Hevsel Bahçeleri, 8 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Yaklaşık 700 hektarlık alana sahip bu bahçeler, tarihi ve kültürel dokusunun yanında ekolojik çeşitliliğiyle de ön plana çıkmıştır. 180’den fazla kuş türüne ev sahipliliği yapan Hevsel Bahçeleri’nde bölgeye has kuş türlerinin varlığı burayı bir kuş cenneti haline getirmiştir. Ayrıca bölgede su samuru, tilki, sansar ve kirpi gibi memeli hayvanlarda bulunmaktadır. 

TÜRKİYE’NİN UNESCO KÜLTÜR MİRASLARI

UNESCO’nun amaçları arasında Dünyada tüm insanlara ait kabul edilen, evrensel nitelikteki doğal ve kültürel varlıkların belirleyip Dünyaya tanıtmak, eski özelliklerine bitirmiş veya yok olmuş doğal ve kültürel değerin tüm insanlar tarafından kurulması ve yaşatılması için bilinç oluşturmak yer alır.

  • Selimiye Cami ve Küllüyesi (Edirne)
  • İstanbul 
  • Bursa ve Cumalıkızık (Bursa)
  • Safranbolu (Karabük)
  • Efes (İzmir)
  • Pamukkale – Hierapolis (Denizli)
  • Afrodisias (Aydın)
  • Xanthos – Letoon (Antalya-Muğla)
  • Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya)
  • Divriği Ulu Cami (Sivas)
  • Hattuşa  (Boğazköy)-Hitit Başkenti (Çorum)
  • Ani Harabeleri (Kars)
  • Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri (Diyarbakır)
  • Nemrut Dağı (Adıyaman)
  • Belgama (İzmir)
  • Troya Antik Kenti (Çanakkale)
  • Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir)

COĞRAFİ İŞARETLER

Coğrafi işaretler herhangi bir ülke,bölge ya da yöre gibi alanlara has ürünlerin yerelliğini koruyabilmek adına alınan yasal tedbirlerdir. Coğrafi işaretleme 1995 yılından bu yana Türk Patenti Enstitüsü tarafından gerçekleştirilir.Türkiye,coğrafi konumu ve kültürel özellikleriyle çok büyük bir coğrafi işaret potansiyeline sahiptir.Günümüzde tescillenmiş 315 coğrafi işaret bulunurken yaklaşık 400 tane başvuru aşamasında olan coğrafi işareti vardır.Coğrafi işaret kapsamına alınmış bir ürünün mutlaka bir özelliğinin sınırları belirlenmiş bir alandan alınmış olması gerekir.Coğrafi işaret uygulaması menşe adı ve mahreç işareti olarak ikiye ayrılır.

MENŞE ADI

Tüm özellikleri belli bir yere ait olan ve o yer dışında başka bir yerde bulunmayan ürünlerdir. Örneğin Eskişehir’de çıkarılan lüle taşı Türkiye’de sadece Eskişehir’in bazı ilçelerinde yer alır. Bu ürünün Eskişehir dışında herhangi bir yerde üretimi söz konusu değildir. Bu özelliğinden dolayı lüle taşı, menşe işareti ile tescillenmiş bir üründür.

MAHREÇ İŞARETİ

Üretimi ve işlenmesi gibi süreçlerden en az birinin sınırları belirlenmiş bir alanda gerçekleştirildiği ürünlerdir. Mahreç işaretinde ürün, menşe işareti kadar mekana bağlı olmamakla birlikte ürünün imali esnasında en az 1 malzemenin belirlenen bölgeden temin edilmesi gerekir, inegöl köfte, coğrafi işaretler kapsamında bölge olarak ” Türkiye geneli’nde kayıtlara geçmiştir.Buna göre inegöl köftesinin,Türkiye’nin her yerinde ”İnegöl Köfte” olarak etkilenmesi zorunludur.Menşe ve mahreç işareti için en önemli özellik,tescillenen ürünün en az bir özelliğinin söz konusu mekanı ve o mekandaki kültürü temsil etmesidir.Böylece ürün,ülke çapında tanınmasının yanı sıra dünya pazarlarında da rakipsiz olarak piyasaya sürülür.

GELENEKSEL ÜRÜN ADI

Menşe adı ve mahreç işareti kapsamına girmeyen ürünler geleneksel ürün adı kapsamına girer.Bir ürünün geleneksel ürün adı sınıflamasında olması için o ürünü tarif eden adların ilgili piyasada en az otuz yıl boyunca kullanılması gerekir.Geleneksel ürünlerin geleneksel metotlarla ve ham maddelerde üretilmesi gerekir.Lokum,pastırma ve baklava gibi ürünler bu tür ürünlere örnektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir