COĞRAFYA KONU ANLATIMI

TÜRKİYE’DE SU KAYNAKLARI

TÜRKİYE’DE SU KAYNAKLARI

1. Türkiye’de Su Kaynaklarının Genel Özellikleri

Türkiye’nin üç tarafı Akdeniz, Karadeniz ve Ege Denizi ile çevrilidir. Ülke sınırları içerisinde Trakya ili Anadolu arasında yer alan Marmara Denizi de bulunmaktadır.Türkiye,adalar dahil yaklaşık 8333 km’lik kıyı şeridine sahiptir.Bu kıyı şeridinin yaklaşık  %24,34ü Karadeniz, %11,20si Marmara Denizi,%33,66’sı Ege denizi ve %20,07’si’de Akdeniz’de bulunmaktadır.

Türkiye’nin Denizleri ve Boğazları

Karadeniz,Türkiye’deki denizler içerisinde en az tuz oranına sahiptir. Karadeniz’e ayrı deniz suyu sıcaklığı ortalama 20 derece civarındadır.Karadeniz’de avlanan balıklar, Türkiye’deki toplam balıkçılığın yaklaşık %80’ini oluşturmaktadır.

Marmara, Türkiye’nin etrafındaki denizlerin en küçüğüdür.Marmara; İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e , Çanakkale Boğazı ile de Ege Denizi’ne bağlıdır. Marmara’yı Karadeniz’e bağlayan İstanbul Boğazı,dünya deniz ulaşımında önemli bir potansiyele sahiptir.

Ege Denizi,Türkiye ve Yunanistan arasında yer alan Ege Denizi  en uzun kıyılara sahip olduğumuz denizdir.Kıyı turizmi gelişmiştir.Kıyılarda girinti,çıkıntı,koy,körfez ve doğal liman sayısı fazladır.En büyük ikinci limanımız İzmir Limanı Ege Denizi kıyısındadır.

Akdeniz,Ülkemizi çevreleyen denizler içinde en büyüğü Akdeniz’dir . Sıcaklık ve buharlaşma fazladır,tuzluluk oranı en yüksek denizimizdir. Güneşli gün sayısı en fazla olan denizimizdir ve kıyı turizmi oldukça gelişmiştir.

Türkiye’nin Gölleri
Türkiye, göller bakımından zengin bir ülke değildir.Bazı alanlarda göl sayısı fazla iken bazı alanlarda ise göl bulunmamaktadır. Van Gölü çevresi, Tuz Gölü
çevresi, Göller Yöresi (Eğirdir, Burdur, Beyşehir, Acıgöl vb.) ve Marmara Denizi’nin güneyinde (Sapanca, İznik, Ulubat, Manyas vb.) göllerin sayıca daha fazla olduğu görülmektedir. Anadolu’nun oluşumu sırasında tektonik hareketler sonucu meydana gelmiş çanakların bir kısmına suların dolmasıyla tektonik göller oluşmuştur. Bu göllerden biri olan Tuz Gölü, sahip olduğu derinliğin az olması ve yazın görülen şiddetli buharlaşma nedeniyle yıl içinde yüz ölçümü bakımından değişkenlik gösterir. Ayrıca çevresindeki araziyi oluşturan kayaçların bünyesinde bulunan tuzlar akarsular ile göle taşındığı için gölün suyu oldukça tuzludur.Göller Yöresi’nde bulunan Beyşehir Gölü de
tektonik oluşumlu bir göldür. Fakat bu göl, sahip olduğu gideğeni yardımıyla fazla sularını boşaltabildiği için tatlı su özelliği gösterir. Tuz Gölü ile Beyşehir
Gölü’nün dışında Burdur, Acıgöl, Akşehir, Eber, İznik, Uluabat, Manyas ve Sapanca gölleri de tektonik göllere örnek verilebilir.

Türkiye’de volkanik arazilerin dağılış gösterdiği bazı alanlarda ise volkanik göller oluşmuştur. Nemrut Gölü (Bitlis), Gölcük Gölü (Isparta) ve Meke Gölü (Konya) bu göllere örnek verilebilir.Karstik bölgelerde kireç taşlarının çözünmesi sonucu oluşan çukurların sularla dolmasıyla meydana gelen karstik
göllere Göller Yöresi ile Batı Toroslar’da rastlanır. Orta kuşakta yer alan ülkemizde buzul göllerinin örneklerine sık rastlanmamakla birlikte bu göller, buzul aşındırmasının etkili olduğu yüksek yerlerde (Uludağ, Kaçkar Dağları, Buzul Dağı vb.) görülmektedir.

Türkiye’de doğal set gölleri de yer almaktadır. Eymir, Mogan ve Çamiçi gölleri alüvyal set göllerine örnek verilebilir. Ülkemizin en büyük alüvyal set göllerinden biri olan Çamiçi Gölü (Bafa), eski bir körfezin (Latmos Körfezi) ağız kısmının Büyük Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlar ile kapanması sonucu oluşmuştur. Türkiye’de yer alan bazı dağlarda buzulların oluşturduğu moren set göllerine de rastlanır.

Volkanik faaliyet sırasında çıkan materyalin bir çukurluğun önünü kapaması sonucu oluşan lav seti göllerine özellikle Doğu Anadolu’da sık rastlanmaktadır. Doğu Anadolu’daki Nazik, Erçek, Balık, Çıldır ve Haçlı gölleri volkanik set göllerine örnek verilebilir.

İstanbul kıyılarında yer alan Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu(Terkos) gölleri koy veya körfezi önünün dalga ve akıntıların getirdiği materyal ile kapanması sonucu oluşan kıyı set göllerine örnektir.

Kuzey Anadolu’da özellikle Rize, Trabzon ve Artvin gibi illerde heyelan olayının sık yaşanmasına bağlı olarak heyelan set gölleri oluşmuştur. Abant Gölü (Bolu), Sera Gölü (Trabzon) ve Tortum Gölü (Erzurum) ülkemizde yer alan başlıca heyelan set gölleridir.

Türkiye’nin Akarsuları
 Türkiye’de akarsu ağı oldukça sıktır. Dikdörtgene benzeyen bir yarımada olan ülkemizde dağlar genellikle kıyıya paralel uzanır. Buna bağlı olarak akarsuların boyları kısa, su toplama havzaları küçüktür. Kaynağını Akdeniz ve Karadeniz kıyılarındaki dağlardan alan akarsular, kısa bir yol kat ederek denize ulaşır.
Kaynağını iç kesimlerden alan akarsuların ise boyları uzun ve su toplama havzaları büyüktür. Örneğin Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak (yaklaşık 1355 km), kaynağını iç kesimlerden (Sivas) alarak Karadeniz’e dökülür.

Türkiye’deki akarsular; genellikle yağmur, kar, buz ve kaynak suları ile bazen de göl sularıyla beslenmektedir. Ülkemizde yağışlar, bölgesel farklılıklara rağmen daha çok yağmur şeklinde görüldüğünden akarsuların beslenmesinde yağmurun payı büyüktür. Yağmur suları, yüzeysel akış yoluyla akarsu yatağına ulaşmaktadır. Dolayısıyla bu sularla beslenen akarsuların bulunduğu bölgenin
yağış rejimi ile akarsu rejimi paralellik göstermektedir.

Türkiye’nin Yer Altı Suları ve Kaynakları
Türkiye’de alüvyal ve karstik alanlar, geçirimli arazi özelliklerinden dolayı yer altı suları bakımından zengindir. Yer altı suları, yağış miktarı ile yüzey sularının yetersiz olduğu alanlarda (özellikle Konya Ovası) büyük bir öneme sahiptir. Türkiye’de kaynaklar; pınar, göze, memba, eşme bulak gibi yöresel isimlerle de anılır. Yer altı sularının vadi yamaçlarından yüzeye çıkmasıyla oluşan vadi (yamaç) kaynakları ülkemizde yaygın olarak görülür. Özellikle Batı Toroslar’da yaygın olarak bulunan karstik kaynakların suları soğuk ve kireçlidir. Artezyen kaynaklar da iki geçirimsiz tabaka arasında sıkışmış olan yer altı sularının sondaj veya başka yollarla yüzeye çıkması sonucu oluşur .
Türkiye’de oldukça yaygın olan artezyen kaynaklara daha çok Ergene, Bursa, İnegöl, Eskişehir, Konya, Malatya, Erzurum ve Gediz ovalarında rastlanır.

2. Türkiye’de Su Kaynaklarından Yararlanma

Türkiye, sahip olduğu tatlı su varlığı açısından zengin bir ülke değildir.Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye ; Kıyı uzunluğu, doğal plajları, güneşlenme süresinin uzun olması ve deniz suyu sıcaklığı gibi faktörlerin etkisiyle deniz turizmi açısında yüksek bir potansiyele sahiptir.Türkiye deniz tuzlası işletmeciliği açısından son derece el verişli konumdadır. Ülkemizde deniz tuzlası olarak Ayvalık ve Çamaltı tuzlaları işletilmektedir.Türkiye, yat turizmi açısından çok sayıda uygun koy ve körfeze sahiptir.İzmir, Kuşadası , Bodrum, Datça , Marmaris , Göcek , Fethiye , Kemer ve Antalya kıyıları en donanımlı yat limanlarının (marina) bulunduğu yerlere örnek gösterilebilir.

Türkiye, Alp Orojenez Kuşağı olarak bilinen genç bir dağ zinciri ve aynı zamanda önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer almaktadır. Ülkemiz; sıcaklıkları 20-100 °C, debileri de 2-500 l/sn arasında değişen 1500’den fazla termal kaynağa sahip olması açısından dünyadaki ilk yedi ülke arasında değerlendirilmektedir. Bu değerlere sahip olan Türkiye, aynı zamanda sağlık açısından da önemli bir termal turizm merkezidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir