COĞRAFYA KONU ANLATIMI

İÇ KUVVETLER

İÇ KUVVETLER

Yeryüzü incelendiğinde bazı bölgelerin yüksek, dağlık ve engebeli; bazı bölgelerin de alçak ve düz alanlara sahip olduğu görülür. Bu alanlar, sürekli aynı kalmayıp çeşitli faktörlerin etkisiyle zaman içerisinde değişikliğe
uğrar. Yeryüzü şekillerinin bir kısmı, oluşumları için gerekli olan enerjiyi mantodaki konveksiyonel akımlardan alır. Bu enerjinin sonucunda meydana gelen iç kuvvetler yeryüzü şekillerinin oluşmasını sağlar. İç kuvvetlerin oluşumu sürecinde yer kabuğunda meydana gelen hareketlere tektonik hareket adı verilmektedir.
İç kuvvetler; epirojenez, orojenez, volkanizma ve deprem olmak üzere dört gruba ayrılır. 

Epirojenez(kıta oluşumu):Yer kabuğunun akışkan haldeki manto üzerinde dengede durmasına izostatik denge denir.Bu dengenin bozulmasıyla yer kabuğunun geniş alanlarında meydana gelen yükselme ve alçalma olaylarına epijorenez denir.

Orojenez(dağ oluşumu):Okyanus ve deniz diplerinde biriken tortullar geniş jeoesenklinal alanları oluşturur. Bu birikim alanları levha hareketleri sonucunda oluşan yan basınçların etkisi ile kırılarak yada kıvrılarak yükselir ve dağ sıraları oluşur.

Esnekliğini yitirmiş sert yapıdaki tortul tabakalar yan basınçlara uğradıklarında kırılmaya uğrar ve kırık dağları oluşur. Kırılma sonucu tabakaların dikey yönde yer değiştirmesiyle oluşan yükseltilere horst, alçalan
kısımlara da graben denir.

Volkanizma:Magmanın yeryüzüne çıkması veya yeryüzüne yakın yerlere kadar sokulması olarak adlandırılan volkanizma, oluşum yerlerine göre ikiye ayrılır. Derinlik volkanizması, yer kabuğunun içerisindeki çatlak ve boşluklara
sokulan magmanın yüzeye ulaşamaması sonucu meydana gelir. Magmanın bu alanlarda soğumasıyla batolit, lakolit, sill ve dayk adı verilen yeryüzü şekilleri oluşur. Bu şekiller üstteki tabakaların aşınması sonucu yüzeye çıkabilir.

Yüzey volkanizması magmanın yeryüzüne ulaşmasıyla oluşur ve bu esnada yeryüzüne sıvı, katı ve gaz hâlde maddeler çıkar. Yüzey volkanizması sonucu oluşan yeryüzü şekillerine kaldera, krater, maar ve volkan konileri örnek verilebilir. Ayrıca lavların ve volkanik küllerin birikmesi sonucu lav düzlükleri, bu düzlüklerin akarsularla yarılması sonucu da volkanik platolar oluşur.

Krater:Volkan konilerinin üst kesimlerinde meydana gelen patlama sonucu oluşan çukurlardır.

Kaldera: Patlamalar ya da çöküntülerle genişlemiş kraterdir.

Maar: Magmadan yeryüzüne gelen gazların patlaması sonucu oluşan çukurdur.

Volkan konileri: Volkanizma sonucu magmadan gelen ve yeryüzünde üst üste biriken malzemelerin özelliğine göre oluşur.

Deprem
Yer kabuğunda çeşitli nedenlerle meydana gelen kısa süreli sarsıntılar olarak tanımlanan deprem, çevreye dalgalar hâlinde yayılış gösterir. Suya atılan
taşların oluşturduğu dalgalar gibi deprem dalgaları da bir merkezden çevreye doğru yayılır. Yer kabuğu içerisinde meydana gelen depremin başladığı noktaya
iç merkez (hiposantır) denir. Burada başlayıp çevreye doğru yayılan deprem dalgalarının yeryüzüne ulaştığı ilk noktaya da dış merkez (episantır) adı
verilir.

Oluşum nedenlerine göre depremler; çöküntü,volkanik ve tektonik depremler olmak üzere üç gruba ayrılır.
Çöküntü depremler; yer altındaki mağara, galeri, tünel ve boşlukların çökmesiyle oluşan sarsıntılardır.Karstik arazilerde daha çok görülür.
Volkanik depremler; volkanizma faaliyetleri sırasında
meydana gelen sarsıntılardır. Aktif volkanik sahalarda görülür.
Tektonik depremler; levha hareketleriyle meydana gelen yer değiştirme, sıkıştırma, gerilme ve kırılma sonucu oluşan sarsıntılardır. Yeryüzündeki
depremlerin büyük çoğunluğu tektonik kökenlidir. Tektonik depremler, genel olarak etki alanı en geniş ve en fazla zarara neden olan deprem türüdür.

Yeryüzünde depremlerin yoğunlaştığı üç ana kuşak bulunmaktadır. Bu kuşaklar levha sınırlarıyla büyük oranda örtüşür. Bunlardan birincisi, Büyük Okyanus’u çember şeklinde saran Pasifik Deprem Kuşağı’dır. Japonya, Şili, Meksika ve ABD’nin batısı bu deprem kuşağında yer alır. İkinci kuşak Akdeniz-Himalaya Deprem Kuşağı’dır. İtalya, Türkiye, İran, Afganistan ve Nepal bu deprem kuşağında yer alır. Yeryüzündeki depremlerin yaklaşık %90’ı bu iki deprem kuşağında görülmektedir. Üçüncü kuşak ise Atlas Okyanusu’nun
ortasındaki levha sınırlarında yer alan Atlantik Deprem Kuşağı’dır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir