COĞRAFYA KONU ANLATIMI

DÜNYADA NÜFUSUN DAĞILIŞI

DÜNYADA NÜFUSUN DAĞILIŞI

Nüfusun dünya genelindeki dağılışı her yerde eşit değildir. Bazı yerler sık, bazı yerler seyrek nüfuslu iken bazı yerlerde ise nüfus bulunmaktadır. Nüfusun yeryüzüne dağılışında etkili olan faktörler doğal ve beşeri faktörlerdir.

DOĞAL FAKTÖRLER

  • İklim
  • Yeryüzü Şekilleri
  • Toprak Yapısı
  • Kara ve Denizlerin Dağılışı
  • Su Kaynakları

BEŞERİ FAKTÖRLER

  • Tarihi Faktörler
  • Tarım
  • Sanayi
  • Madencilik
  • Turizm
  • Ulaşım
  • Ticaret

DOĞAL FAKTÖRLER

İnsanoğlunun her geçen gün artan bilgi birikimi ve bu sayede yaşayan teknolojik gelişmeler  doğal faktörlerin nüfusun dağılışındaki belirleyici etkisini azaltmıştır. Örneğin günümüzde bazı çöllerde tarım yapılabilmekte, soğuk ya da sıcak iklim bölgelerine uygun konutlar inşaa edilebilmektedir. Yaşanan bu gelişmelere rağmen nüfusun dağılışında doğal faktörlerin en önemli etkiye sahip olduğunu söylemek mümkündür.

İKLİM: Tarım, sanayi ve hizmetler sektörü gibi ekonomik faaliyetlerle insanların yaşam şartlarını etkileyen en önemli faktörlerden biri iklimdir. Bu nedenle insan yaşamı açısından elverişli şartların oluştuğu ılıman iklim bölgelerinde nüfusun yoğunlaştığı görülmektedir. Asya Kıtası’nın doğu, güney ve güneydoğu kıyıları (Çin, Hindistan, Bangladeş ve Japonya gibi ülkeler), Avrupa Kıtası’nın büyük bir kısmı ve ABD’nin doğu kıyıları yoğun nüfuslu alanlara örnek gösterilebilir.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: Dağlık ve engebeli alanlar, insan faaliyetlerinin çoğunu güçleştirdiği için seyrek nüfuslanmıştır. Ayrıca yükseltinin artmasına bağlı olarak azalan sıcaklıklar, bu tür yerlerde nüfusun seyrekleşmesinde etkili olmuştur. Alp Dağları ( Avrupa), Himalayalar, Tibet ve Pamir platoları (Asya) ile Kayalık ve And dağları (Amerika) nüfusun seyrekleştiği alanlara örnek verilebilir.

TOPRAK YAPISI: Verimli tarım topraklarının bulunduğu alanlar (Nil Deltası, Mezopotamya Ovası) sık nüfuslu iken tarıma elverişli olmayan topraklar (çöl ve tundra toprakları gibi) ise seyrek nüfusludur.

KARA Ve DENİZLERİN DAĞILIŞI: Yeryüzünün büyük bir kısmını kaplayan su yüzeyleri (okyanus, deniz, göl, batalık), nüfusun dengeli olarak dağılışını engellemektedir. Ancak bazı bölgelerde su yüzeylerine yapılan meskenlerde az da olsa nüfus bulunmaktadır. Karaların daha  fazla alan kapladığı Kuzey Yarım Küre, Güney Yarım Küre’ye göre daha fazla nüfusa sahiptir. Bu açıdan bakıldığında dünya  nüfusunun yaklaşık %90’lık kısmının Kuzey Yarım Küre’de yaşadığı görülmektedir.

SU KAYNAKLARI: Tarihsel süreçte ilk yerleşmelerin genellikle su kaynaklarına yakın yerlere kurulduğu görülür. Bu tür bölgeler, günümüzde de nüfusun sıklaştığı alanlar arasında yer almaktadır. Ganj, İndus, Nil gibi akarsuların çevresi, tarımsal faaliyetler ve zengin su kaynağının bulunmadığı karasal iklim bölgeleriyle çöllerde ise nüfusun seyrekleştiğini söylemek mümkündür.

BEŞERİ FAKTÖRLER

TARİHİ FAKTÖRLER: Tarihsel süreçte ilk yerleşmelerinin bulunduğu alanların büyük bir kısmı, günümüzde de nüfusun yoğunlaştığı yerler olarak dikkat çekmektedir. Böyle bir durumun ortaya çıkmasında dini ve kültürel unsurların bu bölgelerde toplanmasının büyük bir payı vardır. Nil, Mezopotamya, Hint ve Çin medeniyetlerinin ortaya çıktığı alanlarda bugün de nüfusun yoğunlaştığı görülebilir.

TARIM: İnsanların yerleşik hayata geçmelerinde etkili bir faktör olan tarım, icra edildiği alanların sık nüfuslu olmasını sağlamıştır. Bu bakımdan Güney Avrupa, Mezopotamya Ovası, Mısır Deltası, Hindistan, Çin, Brezilya ve Arjantin tarımsal faaliyetler sayesinde nüfusun yoğunlaştığı yerlere örnek verilebilir. Yeryüzü şekilleriyle iklime bağlı nedenlerin tarımsal faaliyetleri sınırlandırdığı alanlarda ise nüfus seyrekleşmektedir.

SANAYİ: Sanayi Devrimi’nden sonra sanayi bölgelerine doğru başlayan göç hareketleri bugün de devam etmektedir. Günümüzde genellikle sanayinin etkili olduğu bölgelerde nüfusun yoğunlaştığı görülür. Bu durumun ortaya çıkmasında sanayi sektöründe iş gücüne duyulan ihtiyacın fazla ve bu alanlarda yaşam standartlarının üst seviyede olması etkili olmuştur. Sanayinin etkisiyle nüfusun yoğunlaştığı bölgelere Batı Avrupa, Doğu Asya ve Kuzey Amerika’nın doğusu örnek verilebilir.

MADENCİLİK: Nüfusun dağılışını etkileyen faktörlerden bir diğeri sanayiyle birlikte önemi daha da artan madencilik faaliyetidir. Bir bölgede ekonomik değeri yüksek olan madenin çıkarma ve işleme faaliyetlerine bağlı olarak nüfusun dağılışını etkiler. Bu da bölgede hızlı bir nüfus artışını beraberinde getirir. Almanya’nın Ruhr Bölgesi ile ABD’nin Apalaş Dağları kömürün, Güney  Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg (Cohenesburg) şehri de elmas ve altının yoğun olarak çıkarıldığı yerler olmasından dolayı sık nüfuslu alanlara örnek verilebilir.

TURİZM: Önemli bir geçim kaynağı olan turizm, yoğun olarak faaliyet gösterdiği alanlarda nüfus artışına neden olur. Turizm  potansiyeli olan bölgelerde turizm sezonu boyunca diğer dönemlere göre belirgin bir nüfus artışı gözlenir. Akdeniz kıyı kuşağında yer alan ülkelerde (İspanya, Fransa, Yunanistan, Türkiye) yaz mevsiminde dağlık ve kış mevsiminin uzun sürdüğü ülkelerde (İsviçre, Norveç, Kanada, Türkiye) ise kış mevsiminde nüfus artışı gözlenmektedir.

ULAŞIM: Ulaşım olanaklarının geliştiği, yolların kavşak noktası konumuna geldiği yerlerde nüfusun yoğunlaştığı görülür. Bir bölgede ulaşımın gelişmesi, ekonomik faaliyetlerdeki gelişimin yanı sıra hızlı nüfus artışını da beraberinde getirir. Bu bağlamda Londra kara, deniz ve hava yolu ulaşımındaki gelişmelerle ön plana çıkan bir yerdir.

TİCARET: Sanayi, madencilik, turizm, ulaşım gibi faaliyetlerin geliştiği yerlerde ticaretin de geliştiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu tür yerlerdeki nüfus artışında bahsedilen faaliyetlerin yanı sıra ticaret de önemli bir etkiye sahiptir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir