BİYOLOJİ KONU ANLATIMI

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Canlıları,cansız varlıklardan bir ya da birkaç özelliğine bakarak ayırt etmek zordur.Varlıkları canlı olarak nitelendirebilmek için; hücresel yapı, beslenme, solunum, boşaltım, hareket uyarılara tepki,metabolizma, homeostazi, uyum, organizasyon, üreme, büyüme, gelişme gibi özelliklere sahip olup olmadığına bakılır. Bu özelliklere sahip olan varlıklar canlı, varlıkların canla olma durumu ise canlılık olarak tanımlanır. 

Canlıları inceleyen bilim dalı biyolojidir. Biyoloji, Yunanca ”hayat” anlamına gelen bios ile ”bilim=inceleme” anlamına gelen logos kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Biyoloji; canlıları, bunların özelliklerini, yapı ve işlevlerini, canlı ve cansızlarla etkileşimlerini bilimsel olarak inceleyen bilim dalıdır. Biyoloji ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanları biyolog olarak adlandırılır.Son yılların en popüler bilim dallarından biri olan biyoloji, kavram olarak ilk kez 1800 yılında Karl Friedrich Burdach (Karl Firidrih Bordah ) tarafından kullanılmıştır.1802 yılında ise Gottfried Reinhold Treviranus (Gatfired Raynhold Trevireynus), filozofların doğa üzerine düşüncelerini açıklayan yapıtına ”Biyoloji” adını vermiş ve biyoloji günümüzdeki anlamıyla kullanılmaya başlanmıştır. Biyoloji, canlılık olgusunu açıklamaya çalışır. Biyologların canlılığı araştırma merakı, yaşamın doğasının bilimsel olarak araştırılması ve sorgulanmasını sağlar.

HÜCRESEL YAPI

Organizmaların yapısal ve işlevsel birimi hücredir. Hücreler yapısal olarak prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki çeşittir. Prokaryot canlılar, zarla çevrili çekirdek ve organellere sahip olmayan tek bir hücreden oluşurken ökaryot canlılar zarla çevrili çekirdek ve organellere sahip  tek ya da çok sayıda hücreden meydana gelir. Bakteri, amip, paramesyum tek hücreli canlılara; bitkiler, mantarlar ve hayvanlar çok hücreli canlılara örnek olarak verilebilir.

BESLENME

Canlılar, madde ve enerji ihtiyaçlarını karşılamak için beslenmek zorundadır. İhtiyaç duyduğu besinler kendi üretebilen canlılara üretici (ototrof) denir. Örneğin bitkiker; su, mineral, karbondioksit gibi gerekli maddeleri ve güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretir. Besinlerini dış ortamdan hazır olarak alan canlılara da tüketici (heterotrof) denir. Mantarlar ve hayvanlar, tüketici canlılara örnektir.

SOLUNUM

Canlılar, yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle enerji elde etmek için besin monomerlerini solunum reaksiyonjlarıyla parçalayıp ATP sentezler. Solunum reaksiyonları; oksijenli solunum, oksijensiz solunum ve fermantasyon olmak üzere üç çeşittir.

BOŞALTIM

Canlıların metabolik faaliyetleri sonucunda oluşan atık maddeleri hücre veya vücuttan dışarı atmasına boşaltım denir.Canlılarda boşaltım olayı, farklı şekillerde gerçekleşir; Tek hücreli canlılarda atıkların hücre zarından dışarı verilmesi; bitkilerde görülen terleme, damlama, yaprak dökümü; insanlarda ter ve idrar oluşumu ile karbondioksidin solunum organlarıyla vücut dışına verilmesi birer boşaltım olayıdır.

HAREKET

Tüm canlılarda hareket görülür. Bir hücreli canlılarda hareketi sağlayan kamçı, sil, yalancı ayak gibi yapılar bulunur. Örneğin öglena, kamçısıyla; paramesyum, silleriyle hareket eder. Hareket, bitkilerde durum değiştirme; hayvanlarda çoğunlukla yer değiştirme şeklindedir ve kolaylıkla gözlemlenebilir.

UYARILARA TEPKİ

Canlılar, iç ve dış ortamdan gelen uyaranlara tepki gösterir. Bu durum, canlıların çevreleriyle uyum içinde olmaları ve yaşamlarını devam ettirebilmeleri açısından önemlidir. Canlıların uyarılara gösterdiği tepkiler birbirinden farklıdır.Örneğin öglenanın fotosentez yapmak için ışığa doğru hareket etmesi, sinekkapan bitkisinin böceğin konmasıyla yapraklarını kapatması, filin aşırı sıcaklarda suya girmesi ve sıcak bir cisme dokunulduğunda elin hızla çekilmesi uyarana verilen tepkilerdir.

METABOLİZMA

Organizmadaki yapım ve yıkım tepkimelerinin tümü metabolizma olarak adlandırılır. Basit moleküllerin birleştirilerek daha karmaşık moleküllerin sentezlendiği yapım tepkimelerine anabolizma denir. Örneğin amino asitlerden protein sentezi, inorganik maddelerden fotosentez ve kemosentez yoluyla organik madde sentezi anabolik olaylardır. Büyük moleküllerin daha basit bileşiklere yıkıldığı kimyasal tepkimelere katabolizma denir. Örneğin solunum ve sindirim reaksiyonları katabolik olaylardır.

HOMEOSTAZİ

Homeostazi, kelime anlamıyla kararlı iç denge demektir. Tüm canlılar, sürekli değişen çevre şartlarına rağmen iç ortamlarını belirli sınırlar içerisinde sabit tutmak zorundadır. Canlılardaki tüm sistemler, homeostaziyi korumaya yönelik çalışır. Örneğin vücut sıvılarının asit baz dengesinin ayarlanması, vücut sıcaklığının sabit tutulması, zararlı atıkların vücut dışına atılması ve vücuttaki su miktarının korunması homeostaziyi düzenleme amacıyla yapılan faaliyetlerdir.

UYUM

Uyum (adaptasyon), bir organizmanın yaşadığı çevrede hayatta kalma ve üremi şansını artıran kalıtsal özelliklerin tamamıdır.Bu özellikler nesilden nesile aktarılır. Kutup ayılarında post renginin beyaz olması, kurak ortam şartlarına uyum sağlayan kaktüslerde yaprakların diken şeklini alması, karasal hayata uyum sağlayan canlılarda solunum organlarının vücut içine çekilmiş olması, sürüngen ve kuşlarda yumurta içerisinde bol miktarda yedek besin maddesinin bulunması, böcek, sürüngen ve kuşlarda boşaltım atıklarının ürik asit şeklinde dış ortama verilmesi, sucul kuş ve kurbağaların parmak aralarında perdelerin bulunması birer uyum örneğidir.

ORGANİZASYON

Tüm canlılar, belirli bir organizasyona sahiptir. Atomlar birleşerek molekülleri, moleküller de birleşerek organelleri ve hücrenin diğer kısımlarını oluşturur. Bazı canlılar tek hücreden oluşur. Örneğin tek hücreli bir canlı olan amip; bu tek hücresi ile besinlerini alır, işler ve atıkları uzaklaştırır, çevresel uyarılara cevap verir, ürer ve diğer işlevlerini gerçekleştirir. Çok hücreli organizmalar ise tüm bunları özelleşmiş hücreler arasındaki iş bölümü ile gerçekleştirir. Çok hücreli canlılarda görev ve yapı bakımından benzer hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler ise organizmayı meydana getirir. Çok hücreli canlılar, hücrelerin rastgele bir araya toplanmış hali olmayıp iş birliği içinde olan çok sayıda hücrenin oluşturduğu birlikteliktir. Bu durum canlıya zaman ve enerji tasarrufu sağlar.

ÜREME

Canlıların soylarını devam ettirmek için yeni bireyler oluşturmasına üreme denir. Eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki çeşit üreme vardır. Eşeysiz üremede ana birey, kendisiyle aynı kalıtsal özelliklere sahip yavrular meydana getirir. Eşeysiz üreyebilen canlılara, bir hücreli canlılar ve bazı omurgasız hayvanlar örnek olarak verilebilir.

Eşeyli Üreme, dişi ve erkeğe ait üreme hücrelerinin birleşmesiyle yeni bireyler meydana gelmesidir. Eşeyli üremeyle oluşan yavrular ham anadan hem babadan gelen özellikleri taşır. Bu şekilde kalıtsal çeşitlilik sağlanır.

BÜYÜME VE GELİŞME

Canlılar büyür, gelişir, yaşlanır ve ölür. Büyüme tek hücreli canlılarda sitaplazmanın hacimce ve kütlece artışı ile çok hücreli canlılarda ise hücre sayısının ve hacminin artışıyla sağlanır. Gelişme ise canlının sahip olduğu yapıların zamanla değişerek fonksiyonel olarak olgunlaşmasıdır. Yeni doğan bir bebeğin kilo alması, büyümeye; emeklemesi, yürümesi ve koşması ise gelişmeye örnektir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.