BİYOLOJİ KONU ANLATIMI

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE
SINIFLANDIRILMASI

Doğadaki canlıların benzerlik ve farklılıklarına ayrıca akrabalık derecelerine
göre gruplandırılmasına sınıflandırma (sistematik) denir. Canlıları sınıflandırmak için gerekli olan bütün kural ve kriterleri belirleyen bilim dalına ise taksonomi adı verilir.

Taksonomi terimi, Yunanca taksis (düzenleme- sıralama) ve nomos (yasa) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

SINIFLANDIRMANIN AMACI VE FAYDALARI

İnsanlar, çeşitlilik gösteren varlıkları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırma eğilimindedir. Örneğin canlılar, cansızlar; bitkiler, hayvanlar; katı, sıvı, gaz gibi ayrımlar bir tür sınıflandırmadır. Dünya üzerinde yaşamış ve yaşamakta olan canlı çeşitliliğinin fazla olması, onların sınıflandırılmasını gerektirmiştir.

Bilimsel verilere göre dünya üzerinde 8,7 milyon canlı türü olduğu varsayılmaktadır. Dünya tarihi boyunca yeryüzünde var olmuş ve sonradan nesilleri tükenmiş türleri de dâhil edersek tür çeşitliliğinin on milyonlarca olduğu varsayılmaktadır. Yapılan paleontolojik araştırmalar sonucunda dünya üzerinde yaşamış pek çok türe ait fosil bulunmuştur. Canlı çeşitliliği tarih boyunca değişmiştir. Örneğin sürüngenler sınıfına mensup olan dinozorlar yaklaşık 250 milyon yıl önce ortaya çıkmıştır.

Dinozorlar o zamanki çevre koşullarına iyi uyum sağladıklarından yaklaşık 150 milyonluk bir süreyle karasal hayatın baskın hayvanları olmuştur. Sonrasında kitlesel bir şekilde yok olmuşlardır. Günümüzde ise yılanlar, timsahlar, kaplumbağalar yaşayan sürüngenlere örnek canlılardır.

Sınıflandırmanın amacı;

  • Canlı türlerini birbirinden ayırt edebilecek düzenli bir sistem oluşturmak,
  • Canlıları, belirlenmiş bilimsel kurallar dâhilinde gruplandırar ak doğayı daha kolay anlaşılır hâle getirmek,
  • Benzer özelliklere sahip canlıların farklı şekillerde isimlendirilmesi ve gruplandırılması sonucu meydana gelebilecek karışıklıkları engelleyerek bilim insanları arasında iletişim ve dil birliği sağlamak,
  • Canlıların sınıflandırılması sonucu elde edilen bilgileri, o gruba dâhil bireylerin tamamı için geçerli sayarak zaman kaybını en aza indirmek,
  • Dünya üzerinde yaşamış ve nesilleri tükenmiş eski türler ile yeni türleri karşılaştırmak, akrabalık derecelerini belirlemek, yeni bulunan türlerin tanımlanmasını ve adlandırılmasını kolaylaştırmak,
  • Ekolojik ve ekonomik kaynakları tespit etmektir.

Günümüzde Kullanılan Sınıflandırma Yöntemi
Sınıflandırma günümüzde, canlıların akrabalık derecelerine göre yapılmakta ve canlıların tüm biyolojik karakterleri göz önünde bulundurulmaktadır. Bu çeşit sınıflandırmaya doğal (filogenetik) sınıflandırma denir. Filogenetik sınıflandırmada zorunlu kalınmadıkça doku ve organların görev benzerliği dikkate alınmaz. Türleri birbirinden ayırmak için belirli taksonomik karakterler
dikkate alınır. Filogenetik sınıflandırmada canlıların akrabalık derecesini tespit etmek için

  • DNA ve protein benzerliği,
  • Vücut simetrisinin benzerliği,
  • Embriyonel gelişim evrelerinin benzerliği,
  • Hücresel yapılarının benzerliği,
  • Fizyolojik benzerlikler,
  • Biyokimyasal özelliklerin benzerliği,
  • Organların kökeni (homoloji) gibi taksonomik kriterler kullanılır.

Embriyonik kökeni aynı olan, yapı ve gelişimleri birbirine benzeyen, aynı veya farklı fonksiyonları yerine getiren organlara homolog organlar denir. Filogenetik sınıflandırmada doku ve organların homolojisi çok önemlidir. Örneğin balinanın ön yüzgeci; kurbağanın, atın, aslanın ön bacağı; insanın kolu ve kuşun kanadı görevleri farklı olmasına rağmen kökenleri aynı olan homolog
organlardır. Bu organlar benzer anatomik yapıya ve fizyolojik özelliklere sahiptir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir