BİYOLOJİ KONU ANLATIMI

CANLI ALEMLERİ

CANLI ALEMLERİ

Günümüzde canlılar, sistematik karakterlerine göre altı alem altında sınıflandırılır:
♦ Bakteriler
♦ Arkeler
♦ Protistler
♦ Bitkiler
♦ Mantarlar
♦ Hayvanlar

Bakteriler
Bakteriler, prokaryot hücre yapısına sahip tek hücreli mikroskobik organizmalardır. Zarla çevrili çekirdekleri ve zarlı hücre organelleri yoktur. Sitoplazmik organel olarak sadece ribozom taşır. Dünyada birey sayısı en fazla olan canlı grubudur.

Bakteriler; hücre şekline, solunum ve beslenme tipine, kimyasal boyalarla boyanmasına, hastalık yapma durumuna ve diğer özelliklerine göre sınıflandırılabilir.

Bakterilerde genellikle hücre zarının dış kısmında protein ile polisakkarit içeren hücre duvarı bulunur. Bakterilerin sitoplazmalarında dağınık hâlde bulunan ve birkaç bin gen taşıyan halkasal DNA vardır. Bakteriler hücre içi zar sistemi oluşturamadığından çekirdek zarı ve zarlı hücre organelleri yoktur.

Hücresel DNA dışında bazı bakterilerin sitoplazmasında küçük ve halkasal yapıda plazmit adı verilen DNA parçaları bulunur. Plazmitler, antibiyotiklere veya kimyasal maddelere karşı direnç kazandıran genler taşır. Bakteriler, pasif veya aktif şekilde hareket edebilir. Bakterilerde hücrelerin birbirine tutunmasını, haberleşmesini ve gen aktarımını sağlayan ve hücre zarının dışarıya doğru uzamasıyla oluşan pilus adı verilen uzantılar bulunur. Bazı bakterilerde ise aktif olarak yer değiştirmeyi sağlayan kamçı vardır.

Bakteriler, mayalanma yapabilme yetenekleri sebebiyle gıda sanayisinde kullanılır. Sütün yoğurt veya peynire, glikozun etil alkol veya sirkeye dönüşmesinde ve turşu üretiminde bakterilerden yararlanılır.

Bazı bakteriler tüberküloz, tetanos, ülser, menenjit gibi hastalıklara neden olur. Bu bakteriler, ürettikleri toksin ile organizmaya zarar verir. Bu özellikleri sebebiyle bazı bakteriler, genetiği değiştirilerek biyolojik silah yapımında kullanılmaktadır. Ancak dünyada dostluk ve barışın bozulmaması için biyolojik silahlar kullanılmamalıdır.

Arkeler
1970’lerde mikrobiyologların gen dizilimlerini ve küçük ribozomal RNA parçalarını kullanarak prokaryotları karşılaştırmaları canlıların sınıflandırmasında bilimsel bilginin sınanmasını, düzeltilmesini ve yenilenmesini sağlamıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda arkeler; metabolik, hücresel ve genetik özellikleri dikkate alınarak bakterilerden ayrılmış ve ayrı bir âlem altında incelenmeye başlanmıştır.

Arkeler, bazı özellikleri bakımından ökaryotlara benzeyen tek hücreli ve prokaryot hücre yapısına sahip mikroskobik organizmalardır.

Arkeler; çok sıcak ve çok soğuk, yüksek ve düşük pH ile yüksek tuz gibi ekstrem ortamlarda yaşayabilen, diğer canlıların dayanamayacağı zorlu çevre şartlarına uyum sağlamış organizmalardır. Genelde yaşadıkları ortamların özelliklerine göre gruplandırılıp adlandırılır.

Protistler
Protistler, ökaryot hücre yapısına sahip olan âlemler içerisinde en ilkel, tek ve çok hücreli organizmaları barındıran gruptur.

Protistler, yaşamsal faaliyetlerinin büyük bir kısmını sitoplazmalarındaki organellerde gerçekleştirir. Çoğunlukla sucul ortamlarda, nemli topraklarda,
diğer hayvansal organizmaların vücutlarında yaşar.

Amip, öglena, paramesyum, Trypanosoma (Tripanosoma), plazmodyum, algler ve cıvık mantarlar protist örnekleridir.

Bitkiler
Bitkiler, fotosentetik ototrof (fotoototrof) beslenen, gelişmiş organizasyona
sahip, ökaryot çok hücreli, üretici canlılardır.

Bitkiler, taşıdığı kloroplastları sayesinde güneş enerjisini biyokimyasal enerjiye çevirir. Yaprak hücrelerindeki kloroplastlarda bulunan klorofil molekülü sayesinde güneş ışığını soğurup elde ettiği enerji ile su, karbondioksit gibi inorganik maddelerden organik madde sentezi yapar ve atmosfere oksijen gazı verir. Bitkiler, fotosentez yoluyla ürettiği glikozu; kök, gövde, yumru, tohum, meyve gibi yapılarında nişasta olarak depolar.

Bitkilerin toprak üstü kısımlarına sürgün, toprak altı kısımlarına kök denir. Bitkilerin kökleri, topraktan suyun ve suda çözünmüş hâlde bulunan mineral tuzların alınmasını sağlar. Fotosentez sonucu üretilen maddeleri depolar ve bitkiyi toprağa bağlar. Bitkilerde, kök, gövde, dal, yaprak, çiçek, meyve, tohum gibi yapılar bulunur.

Karayosunu, ciğer otu, atkuyruğu, eğrelti otu, karaçam, akkavak, göknar, buğday, lale, elma ağacı, gül ve maydanoz bitki örnekleridir.

Mantarlar
Mantarlar doğada oldukça bol bulunur. Toprakta ve havada çok sayıda mantar sporu vardır. Salça, ekmek, limon, peynir gibi gıdalar açıkta bırakıldığında üzerinde oluşan küfler bunun en belirgin örneğidir.

Mantarlar, çoğunlukla çok hücreli ve ayrıştırıcı beslenen; bir kısmı da parazit olarak yaşayan organizmalardır. Ayrıştırıcı mantarlar, hücre dışına salgıladığı enzimler yoluyla organik atıkları inorganik maddelere dönüştürür. Mantarlar, doğadaki madde döngülerinde rol oynadığından ekosistemlerin devamlılığı açısından önemlidir.

Bazı mantarların ürettiği metabolik son ürünlerin zehirleyici etkisi vardır. Bazı mantarlardan elde edilen etken maddeler, bakteriyel hastalıkların tedavisinde ve tarımsal mücadelede ilaç ve hatta biyolojik silah yapımında kullanılmaktadır.

Hayvanlar
Hayvanlar; ökaryot, çok hücreli, üyeleriyle aktif olarak yer değiştirebilen ve heterotrof beslenen canlılardır. Hücre zarlarının dış kısmında koruyucu bir hücre duvarı bulunmaz.

Büyük bir kısmında yaşamsal fonksiyonları yerine getirmek üzere özelleşmiş doku ve organlar vardır. İhtiyaç duyduğu enerjiyi oksijenli solunum ile elde eder. Hayvanların çoğu eşeyli ürer. Bazı hayvanlarda eşeyli üremenin yanında eşeysiz üreme de görülür. Sperm ve yumurtanın birleşmesiyle oluşan zigot, mitoz bölünmelerle embriyoyu oluşturur. Oluşan bu embriyo gelişerek yeni bir canlı meydana getirir. Hayvanların büyüme ve gelişmeleri sınırlıdır.

Hayvanlar âleminde canlıların sınıflandırılmasında dikkate alınan ilk kriter, omurganın varlığıdır. Hayvanlar âlemi, omurgasızlar ve omurgalılar şeklinde iki gruba ayrılır. Omurgalı hayvanlar, omurgasızlara göre daha gelişmiştir.

Omurgasız Hayvanlar
Hayvanlar âleminin en geniş grubudur. Kıkırdak ve kemikten oluşan iç iskeletleri ve vücutlarının sırt kısmında omurga yoktur. Sinir şeritleri karın kısmındadır. Bazılarında dış, bazılarında iç iskelet bulunur. Bazıları suda, bazıları karada yaşar. Omurgasız hayvanlarda genellikle açık kan dolaşımı görülür. Açık kan dolaşımında kan, damarlar ve dokular arasındaki boşluklarda dolaşır. Kapalı kan dolaşımında ise kan tamamen damar içinde dolaşır. Büyük bir kısmı eşeyli, küçük bir kısmı ise tomurcuklanma veya rejenerasyonla eşeysiz olarak çoğalır. 

Omurgalı Hayvanlar
Omurgalıların en ayırıcı özelliği, vücutlarının sırt kısmında birbirini takip eden omurlardan yapılmış bir omurgaya sahip olmalarıdır. Bu yapıdan dolayı bu gruba dahil olan canlılar, omurgalı (kordata) olarak adlandırılır.

Omurgalılar, dünya üzerinde tüm ekosistemlerde bireysel veya koloniler hâlinde yaşar. Omurgalı hayvanlarda kıkırdak veya kemikten yapılmış bir iç iskelet ile vücudun sırt kısmında bir sinir kordonu bulunur. İlkel omurgalılarda iskelet kıkırdak hâlinde olup gelişmiş omurgalılara doğru gidildikçe kemikleşmeye başlar. Bütün omurgalılarda kapalı dolaşım sistemi görülür. Kalp yapısı, balıklardan memelilere doğru gidildikçe gelişir. Kalpleri en az iki,
en çok dört odacık ihtiva eder. Suda yaşayanlar solungaç, karada yaşayanlar akciğer solunumu yapar. Alyuvar hücrelerinde solunum pigmenti olarak kana kırmızı renk veren hemoglobin bulunur .

Hayvanların Biyolojik ve Ekonomik Önemi
Hayvansal organizmalar; ekolojik, ekonomik ve sağlık açısından önemli canlılardır. Hayvanların insanlar için yararlı ve zararları türleri bulunur.

Süngerler, ev ve vücut temizliği ile kozmetik alanında; mercan ve istiridyeler; şekil, renk ve desen bakımından göz alıcı ve ilgi çekici olduğundan süs eşyalarının yapımınında; bazı solucanlar ise balık üretim çiftliklerinde yem olarak ve tarımda gübre yapımında kullanılmaktadır.

Böcekler, kuşlar bitkilerin tozlaşmasını sağlayan en önemli canlı türleridir. Bu açıdan ekolojik dengenin devamında önemli bir rol oynar. Bazı böcek türleri; gıda ve ilaç temininde, kozmetik malzemelerin üretiminde ve ipek kumaş yapımında kullanılır. Ayrıca biyolojik mücadelede zararlı böcek türlerine karşı doğal avcı olarak da kullanılmaktadır. Böcekler, insan yaşamını birçok yönden
etkiler. Birçok hastalığın doğrudan sebebi, bazı hastalık etkenlerinin taşıyıcısı ve bulaştırıcısıdır. Böcekler; sıtma, sarıhumma, fil hastalığı, dizanteri, tifo, Afrika uyku hastalığı, tifüs, veba hastalıklarının vektörüdür. Kemirici böcekler eşyalara, giyeceklere zarar verir.

Balıklar, vücut için gerekli olan protein, esansiyel yağ, vitamin ve mineral kaynağıdır. Balıklar aynı zamanda boya ve kozmetik sanayisinde kullanılır. Yılan, örümcek, akrep gibi canlıların zehirlerinden bazı ilaç ve antikorlar üretilmektedir.

Kümes hayvanlarının eti, yumurtası, tüyleri ve gübresi ekonomik
ve ekolojik açıdan değerlidir. Özellikle kuş gübresi; fosfor, azot, potasyum gibi mineraller açısından oldukça zengindir.

Memelilerin eti, sütü, derisi ve kemikleri önemlidir. Derilerinden ve postlarından ayakkabı, çanta, kemer, cüzdan gibi eşyalar üretilir. Ayrıca temizlik, ilaç, kozmetik sanayi ile tıpta kullanılır. Öğrenme yetenekleri yüksek olduğu için memeli hayvanların evcil olanlarından güvenlik ve taşımada yararlanılır. İnsanların evlerinde besledikleri birçok hayvan da memeliler grubuna aittir. Bu hayvanlar kısa sürede ev sahiplerinin sevgisini kazanarak onlara iyi birer dost olurlar. Hayvanların özellikleri teknolojiye ilham kaynağı olmaktadır. Balina yüzgeçlerinin ön kenar kısmındaki tümsekler, suyun direncini %32 oranında azaltırken kaldırma gücünü de %8 oranında artırarak balinaların suda daha rahat yüzmesini sağlar. Bu şekilde tasarlanan rüzgâr türbinlerinin pervanelerinin kanatları sayesinde, türbin başına kazanılan enerji miktarı artmaktadır. Bu model havalandırma fanları, uçak kanatları ve
pervanelerde de kullanılmaktadır.
Yarasaların yansıyan titreşimlere göre yön bulmalarından esinlenerek radar; lotus bitkisinin kendisini temizleme özelliğinden yararlanılarak da dış cephe boyaları yapılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir