COĞRAFYA KONU ANLATIMI DERS KİTABI CEVAPLARI

ATMOSFERİN VE İKLİM ELEMANLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

ATMOSFERİN VE İKLİM ELEMANLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

1. ATMOSFER VE ÖZELLİKLERİ

Atmosfer; yer çekimin etkisiyle yer yüzünün çepeçevre saran gaz kütlesidir.Canlıların
yaşayabilmesi için ihtiyaç duyulan gazlardan oluşan atmosferin, %78,08’i azot ve %20,95’i oksijenden oluşur.

2. ATMOSFERİN ETKİLERİ

  • İçerisinde yaşam için gerekli olan gazlar bulunur
  • Güneşten gelen zararlı ışıkları tutar.
  • Güneşten gelen enerjinin hızla uzaya yansımasını engeller.
  • İçindeki hava akımları sayesinde gündüz olan kesimlerin aşırı sıcak,gece olan kesimlerinde aşırı soğumasını engeller.
  • Sesi iletir
  • Uzaydan gelen gök taşlarının parçalanmasını sağlayarak yere ulaşmasına engel olur.
  • İklim olaylarının meydana gelmesini sağlar.

3. ATMOSFERİN KATMANLARI

1 TROPOSFER

Atmosferin en alt katıdır kalınlığı ekvatordan kutuplara doğru gittikçe azalır .Kalınlığının değişmesinin nedeni ise ekvatorda ısınan havanın yükselmesi;kutuplarda ise soğuyan havanın alçalması ile dünyanın ekseni etrafındaki dönüşü ile,ekvatorda savrulma kuvvetinin fazla olmasıdır.

Su buharının tamamı Troposfer içerisinde bulunduğu için iklim olayları ancak bu katta görülür.Troposfer’de yükseldikçe sıcaklık 200 m’de bir derece azalır.Çünkü Troposfer daha çok yerden ışıyan ışınlarla ısınır .

2.STRATOSFER

Troposferin üst sınırından itibaren 25-30 km yüksekliğe kadar çıkar.Bu katmanda su buharı olmadığı için iklim olayları görülmez.Stratosferin üst kısmında ozon yoğunluğu artmaktadır.

3.MEZOSFER

Stratosfer’in üst sınırından itibaren 80-90 km yüksekliğe kadar çıkar.Gaz molekülleri seyrektir.İklim üzerindeki etkisi azdır.Ozon tabakasının büyük bölümü bu katmanda yer alır.Ayrıca atmosfere giren gök taşları bu katmanda sürtünmenin etkisiyle yanmaktadır.

OZONOSFER,yerden 19-45 km arasında yer alır.Ozon gazının en çok yoğunlaştığı kesim olduğu için bu adı almıştır.Güneşten gelen ultraviyole (morötesi) ışınları,ozon gazı ile reaksiyona girerek parçalar.Bu şekilde zararlı ışınların Dünya’ya gelmesi engellenmiş olur.

4.İYONOSFER

Mezosferin üst sınırından itibaren 300-325 km yüksekliklerine kadar çıkar.Gaz molekülleri oldukça seyrektir.Gazlar ultraviyole ışınlarının etkisi ile iyonlarına ayrılmıştır.Sıcaklık iki yüz derece civarındadır.İyon halindeki bu gazlarda elektron alışverişi çok hızlı olduğu için radyo dalgalari bu tabakadan yansıtılır.

5.EKZOSFER

İyonosferin üst sınırından itibaren başlar.Bu katmanın üst sınırında yer çekimi oldukça az olduğundan gaz molekülleri uzaya kaçar.Bundan dolayı dış sınırı kesin degildir.Teorik olarak 10.000 km’ye kadar çıktığı kabul edilir.

İKLİM ELEMANLARI

Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışlarını etkileyen enlem, yükselti, yer şekilleri, okyanus akıntıları, kara ve denizlerin dağılışları gibi faktörlere ise iklim etmenleri denir.

1.SICAKLIK

Sıcaklık canlı yaşamını ve coğrafi koşulları en çok etkileyen iklim elemanıdır.

2.BASINÇ

Dünyayı çepeçevre saran atmosfer tabakası çeşitli gazlardan oluşmuştur. Atmosfer basıncı yere ve zamana bağlı olarak değişmektedir.

3.RÜZGARLAR

Rüzgar, basınç farkına bağlı olarak oluşan yatay hava hareketidir. Rüzgarlar, yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru hareket eder.

4.NEM VE YAĞIŞ

Yaşam kaynağı olan su;sıcaklığın etkisiyle katı,sıvı ve gaz halde bulunur. Su , gaz haldeyken hava içine karıştığından gözle görülmez.Havadaki su bu buharının kaynağı buharlaşma ve terlemedir. Isına hava, yerdeki suyu buharlaştırarak yağışa neden olur.

NOT:Güneş ışınlarının dik veya dike yakın açılarla geldiği Ekvator ve çevresinin normal şartlarda Dünya’nın en sıcak yerleri olması gerekir. Fakat nem miktarının fazla olması bu durumun ortaya çıkmasını engeller. Dünya’nın en sıcak yerleri, nem miktarının oldukça düşük olduğu, dönenceler çevresindeki tropikal çöllerdir. Ayrıca çöllerde nem miktarı azlığından günlük sıcaklık farkları oldukça yüksektir.

5.OKYANUS AKINTILARI

Okyanus akıntılarının oluşmasında etkili en önemli faktör, sürekli rüzgârlardır. Ekvator’dan kutuplara doğru hareket eden akıntılar sıcaklığı artırırken kutuplardan Ekvator’a hareket eden akıntılar ise sıcaklığı düşürmektedir.

6. YÜKSELTİ

Yeryüzü daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısındığından, yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Bu sıcaklık zamana, yere, neme ve topoğrafik koşullara göre değişebilmektedir.

7.BİTKİ ÖRTÜSÜ

Bitkiler, gündüzleri yerin fazla ısınmasını ve topraktaki suyun fazla buharlaşmasını engeller. Geceleri ise fazla ışımayı azaltarak soğumayı engeller. Dolayısıyla bitki örtüsünün sıcaklık değişimini azaltan bir etkisi vardır.

8.DİĞER ETKENLER

a.Taşların cinsi ve rengi: Taşların özgül ısıları farklı olduğundan ısınma ve soğumaları da farklılık gösterir.Koyu renkli ve pürüzlü yüzeyler daha çok ısınırken,açık renkli yüzeyler daha az ısınır.

b.Kar örtüsü:Kar örtüsü beyaz ve parlak olduğundan Güneş ışınlarının önemli bir kısmını yansıtır.Bu nedenle karlarla kaplı dağ zirveleri Güneş ışınları daha etkili aldığı halde ısınmaz ve kar yerde kalır.

BASINÇ VE RÜZGÂRLAR

Basınç:Hava kürenin içerisinde bulunan gazların birim yüzeye yaptığı etkiye basınç denir.Basınç barometre ile ölçülür.Milibar olarak ifade edilir

Basınç Merkezlerinin Özellikleri

a. Yüksek Basınç (Antisiklon)

1013 mb’dan daha yüksek olan basınca yüksek basınç denir.Yüksek basıncın görüldüğü yerlerde daima alçalıcı hava hareketleri vardır.Alçalan hava,yere çarparak çevreye doğru yayılır.

b. Alçak Basınç (Siklon)

1013 mb’dan daha alçak olan basınca alçak basın denir.Alçak basıncın görüldüğü yerlerde daima yükselici hava hareketleri vardır.Hava kütleleri basıncın azaldığı merkeze doğrudur.

Yüksek basınç alanlarında;

  • Yatay yönlü hava hareketi merkezden çevreye doğrudur.
  • Dikey yönlü hava hareketi alçalıcıdır.
  • Alçalan hava ısındığı için yağış bırakamaz.

Alçak başınç alanlarında;

  • Yatak yönlü hava hareketi çevreden merkeze doğrudur.
  • Dikey yönlü hava hareketi yükselicidir.
  • Yükselen hava soğuyup yağış bırakabilir.

Basıncı Etkileyen Faktörler

Atmosferin yeryüzüne yaptığı etki her yerde aynı değildir. Yer çekimi, yükselti, sıcaklık ve Dünya’nın günlük hareketi gibi faktörlere bağlı olarak herhangi bir yerdeki hava basıncı, normal basıncın altına düşebildiği gibi üzerine de çıkabilir.

a. Yer çekimi;Maddenin ağırlığını yer çekimi belirler.Dünyanın geoid şeklinden dolayı,Ekvator’dan kutuplara doğru yer çekimi artmakdadır.Buna bağlı olarak atmosferin yere yapmış olduğu basınç değeride enleme bağlı olarak değişmektedir.Teorik yer çekimin etkisi,Ekvator’dan kutuplara doğru atmosfer basıncını,artırıcı rol oynamaktadır.

b. Yükselti;Deniz seviyesinden yükseldikce atmosferin kalınlığı ve gazların yoğunluğu azalmaktadır.Yoğunluğun azalmasına bağlı olarak,yükseldikçe basınç’da azalır.

c. Sıcaklık (Termik Etkenler) Isınan havanın molekülleri birbirinden uzaklaşır,hava genişler,hafifler ve yükselir.Yükselen havanın yere uygulamış olduğu basınç azalır.Dolayısıyla sıcaklığın artmasıyla basınç azalır.

ç. Dinamik Etkenler (Günlük Hareket) Dinamik etkenlerin rolü,atmosferin oluşturan gazların,atmosferin yoğunluğunu etkilemesiyle olur.Buna göre yoğunluğun artması ile basınç artar.Yoğunluğun azalması ile basınç’da azalır.

                  Yeryüzündeki Sürekli Basınç Alanları

a. Termik Kökenli Basınç Alanları

1. Ekvatoral Alçak Basınç Alanı
(Tropikal Siklon):Ekvator ve yakın çevresi, yıl boyunca sürekli fazla ısındığından bu kuşakta sıcaklığa bağlı bir alçak basınç alanı oluşur. Bu sürekli alçak basınç alanına Ekvatoral alçak basınç kuşağı adı verilir.

2. Kutuplar Yüksek Basınç Alanı
(Polar Antisiklon):Kutuplar çevresinin üzerinde atmosferin kalınlığı azdır. Ayrıca kutuplar çevresi, Güneş ışınlarını küçük açılarla almaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak kutuplar, az ısınmanın yanında, ışıma ile büyük ölçüde sıcaklık kaybına uğrar. Bu nedenle kuzey ve güney kutup çevrelerinde, sürekli ve kuşak biçiminde yüksek basınç alanları oluşur.Kışın genişleyip yazın daralan bu yüksek basınç alanları kutuplar yüksek basınç kuşakları olarak adlandırılır.

b. Dinamik Kökenli Basınç Alanları

1. Ekvator Üstü Yüksek Basınç Alanı
(Subtropikal Antisiklon): Hava kütlelerinin alçaldığı alanlarda basınç yükseldiği için 30° kuzey ve güney enlemleri üzerinde dinamik kökenli, kuşak biçiminde, sürekli yüksek basınç oluşur . Bunlara 30° enlemleri dinamik yüksek basınç kuşakları denir. Asor ve Hawaii yüksek basınç merkezleri bu kuşakta yer alır.

2. Kutup Altı Alçak Basınç Alanı (Subpolar Siklon): Basıncın düşmesinde ısınmadan çok hava hareketinin etkisi vardır. Sonuçta 60° kuzey ve güney enlemleri üzerinde dinamik kökenli, kuşak biçiminde ve sürekli alçak basınç oluşur (Görsel 29). Bunlara 60° enlemleri dinamik alçak basınç kuşakları adı verilir. İzlanda ve Aleut alçak basınç merkezleri bu kuşak içinde yer alır.

RÜZGARLAR

Yüksek basınç merkezlerinden, alçak basınç merkezlerine doğru hareket eden yatay yönlü hava
hareketlerine rüzgâr denir.

RÜZGARIN HIZINI VE ŞİDDETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  • Basınç farkı
  • Basınç merkezleri arasındaki uzaklık
  • Dünyanın eksen hareketi
  • Sürtünme

RÜZGAR ÇEŞİTLERİ

Rüzgârlar; sürekli (yıllık), mevsimlik (devirli), yerel
ve tropikal rüzgârlar olmak üzere dört grupta incelenir.

1. Sürekli Rüzgârlar: Sürekli termik basınç  merkezleri ile sürekli dinamik basınç merkezleri arasında görülen rüzgarlara sürekli rüzgarlar denir.

a. Alize Rüzgârları

  • 30° enleminden Ekvator’a doğru eserler.
  • Okyanus akıntılarının yönlerini etkilerler.
  • Başlangıçta kuru rüzarlardır. Ancak okyanus üstünden geçerken nem alırlar ve bu nemle Ekvator çevrelerinin doğu kıyılarına yağış bırakırlar.
  • Yelkenli gemilere kolaylık sağladıkları için, geçmişte Ticaret Rüzgarlarıda denir.
  • Ekvatorda karşılaşırlar yüksektirler ve kutuplara doğru ters alizeler oluştururlar.

b. Batı Rüzgârları

  • 30° enlemindeki DYB kuşaklarından 60°  enlemlerinde ki DAB  kuşaklarına doğru esen rüzgarlardır.
  • Dünya’nın ekseni etrafındaki hareketi nedeni ile KYK’den  güneybatıdan, GYK’de kuzeybatıdan eserler.
  • Orta kuşak karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.
  • Orta kuşaktaki okyanus akıntılarının yönlerini etkilerler.

c. Kutup Rüzgârları

  • Kutuplardan 60° enlemine doğru esen rüzgarlardır.
  • Soğuk ve kuru rüzgarlardır.
  • 60° enleminde batı rüzgarları ile karşılaşarak yağış bırakırlar.

2. Mevsimlik (Devirli) Rüzgârlar

  • Muson rüzgarları mevsimlik rüzgarlardır.
  • Devirlik rüzgarlar adını da alır.16 ay denizden, 6 ay karadan eserler.
  • Muson rüzgarları Güney ve Güneydoğu Asya kıyıları. Avustralya kıyıları, Afrika’nın Gine Körfezi kıyılarında eserler.

3. Yerel Rüzgârlar

A.Meltem rüzgarları

  • Kara ve denizlerdeki sıcaklık farkının oluşması ve Dünya’dan günlük hareketi sebebiyle oluşmuş gün içinden esen devirli rüzgarlardır.
  • 4 çeşit meltem rüzgarları oluşur.
  • Meltem rüzgarları yağış getirmez.
  • Ege kıyılarında esen melteme imbat denir
  • Meltem ve muson rüzgarlarının ortak özelliği devirli esmeleridir.

B.Sıcak ve soğuk yerel rüzgarları

Sıcak yerel rüzgarlar

HAMSİN: Büyük Sahra’dan Mısır ve Libya’ya esen sıcak, kuru ve toz yüklü rüzgarlardır.

SİROKO: Cezayir ve Tunus’ta büyüh Sahra’dan Akdeniz’e doğru sıcak ve kuru eserler.Bu rüzgar Akdeniz’i geçerken nemle yüklenir.İspanya,Fransa ve İtalya’nın güney kıyılarına ulaştında karalar üzerinde yükselerek soğur ve yağış bırakırlar.

SAMYELİ: Türkiye’nin güney bölgelerinde esen sıcak rüzgardır.Sıcak,kuru ve bunaltıcıdır.Buharlaşmayı arttırarak bitkiler üzerinde kurutucu bir etki yapar.Özellikle yaz aylarında Güneydoğu Anadolu bölgesinde buharlaşmayı aşırı arttırarak kuraklığa neden olur.

FÖHN RÜZGARI

  • Yağış getirmezler.
  • Nem açıklığı oluşturur ve yağışı engellerler.
  • Kurutucu bir etkiye sahiptir.
  • İsviçre Alplerinde ve Doğu Karadeniz dağlarında yaygın olarak görülür.

SOĞUK YEREL RÜZGARLAR

Bora: Dalmaçya kıyılarında,Diner Alplerinden,Adria Denizine doğru kuzeydoğudan esen soğuk ve kurak rüzgarlardır.

Mistral: Fransa’nın Rhone Vadisi’ni izliyerek Akdeniz’e Kuzey’den esen soğuk ve kuru rüzgarlardır.

KRİVETS:Romanya’da Kuzeydoğudan Tuna’ya doğru esen soğuk ve kuru rüzgarlardır.

TROPİKAL RÜZGAR

  • Sıcak kuşakta ani basınç farklarından kaynaklanan ve hızları saatte 100-150 km ye kadar çıkabilen rüzgarlardır.
  • Daha çok okyanus üzerinde oluşurlar.

3. NEMLİLİK VE YAĞIŞ

Yeryüzünde canlı yaşamın gelişimini ve devamlılığını sağlayan en önemli ögelerden biri sudur. Su genellikle sıvı olarak bulunmakla birlikte, sıcaklık değişimleri sonucunda katı ve gaz hâllere de dönüşebilmektedir. Suyun katı hâlini oluşturan kar ve buzun doğrudan buharlaşmasına
süblimasyon veya süblimleşme denir.

a. Su Döngüsü

Havadaki su buharı, buharlaşma ve terleme yoluyla kazanılır. Buharlaşma, yeryüzündeki su alanlarının(akarsu, göl, deniz, okyanus) üzerinde, terleme ise biyosferde oluşur. Karalar üzerine düşen yağışın bir kısmı canlılar tarafından kullanılırken bir kısmı yer altına sızar. Bir kısmı da buharlaşarak atmosfere geri döner. Diğer bir bölümü de akarsular yardımıyla deniz ve okyanuslara ulaşır. Yani Dünya üzerindeki sular, atmosfer ile kara ve denizler arasında sürekli dolaşır. Bu olaya su döngüsü denir.

b. Nemlilik

Atmosfer içindeki su buharına nem adı verilir ve gram olarak ifade edilir. Nem higrometre denilen aletle ölçülür. Nem sıcaklığı dengeleyici bir özelliğe sahip olduğundan aşırı ısınma ve soğumaya engel olur. Örneğin yıl boyunca Güneş ışınlarını dik ve dike yakın açıyla alan Ekvator çevresinin Dünya’nın en sıcak bölgesi olması gerekirken nem oranının fazlalığı bu durumun ortaya çıkmasına engel olmuştur. Buna karşın nem oranının çok düşük olduğu, dönenceler çevresindeki tropikal çöller, Dünya’nın en sıcak bölgelerini oluşturur. Nem üç şekilde ifade edilir:
1. Mutlak Nem
Bir m³ hava içinde bulunan su buharının gram cinsinden ağırlığına mutlak nem denir. Mutlak nem g/m³ olarak ifade edilir. Atmosfer içerisindeki diğer gazlar gibi su buharının da toplam atmosferik basınca belli oranda katkısı vardır. Birim hacimdeki hava kütlesinde bulunan nemin oluşturduğu basınca su buharı basıncı denir. Her hangi bir yerde mutlak nemin az veya çok olması, hava kütlesinin bulunduğu ortamın sıcaklık değerlerine ve nem kaynaklarına uzak veya yakın olmasına bağlıdır. Dünya üzerinde sıcaklık ve buharlaşmanın fazla olduğu Ekvatoral bölgelerde mutlak nem miktarı fazla, dağların yüksekleri ile çöl ve kutup bölgelerinde ise azdır.
2. Maksimum Nem
Birim hacimdeki havanın, belirli bir sıcaklıkta bulundurabileceği en fazla nem miktarına maksimum nem veya doyma miktarı denir. Hava içerebileceği maksimum nemi almışsa buna doymuş hava denir.Maksimum nem, sıcaklığa bağlı olarak değişir. Sıcaklık arttıkça havanın içerebileceği nem miktarı da artar. Sıcaklık azaldıkça havanın yoğunluğu artar ve böylece alabileceği nem miktarı azalır.

3. Bağıl (Nispi) Nem
Belli bir hacimde ve sıcaklıkta su buharı ile doygun hâle gelen hava içindeki nemin oluşturduğu kısmi basınca doymuş su buharı basıncı denir. Birim hacim ve sıcaklıktaki hava kütlesinde bulunan su buharı basıncının aynı sıcaklıktaki doymuş su buharı basıncına oranına ise bağıl nem denir.

c. Yoğuşma
Havadaki su buharının sıvı veya katı hâle dönüşmesine yoğuşma denir. Yoğuşmanın meydana gelmesi, havanın nem bakımından doyma noktasına ulaşmasına bağlıdır. Havadaki bağıl nemin %100’e ulaştığı noktaya doyma noktası denir. Doyma noktası aşıldığı takdirde hava, su buharının fazlasını taşıyamaz. Fazla su buharı, katı veya sıvı hâle dönüşür. Bir hava kütlesi yükselir, soğuk bir bölgeden geçer veya soğuk bir hava kütlesi ile karşılaşırsa sıcaklığı düşer ve nem taşıma kapasitesi azalacağından yoğuşma meydana gelir. Aynı hava kütlesi alçalır, sıcak bir bölgeden geçer veya sıcak bir hava kütlesi ile karşılaşırsa sıcaklığı artar. Buna bağlı olarak nem taşıma kapasitesi artacağından yoğuşma sona erer.

d. Yağış Çeşitleri
Atmosferde bulunan su buharı, çeşitli sebeplerle sıcaklığının düşmesi sonucu yoğuşarak katı veya sıvı hâle dönüşür. Yoğuşan su buharının sıvı veya katı hâlde yeryüzüne düşmesine yağış denir. Yağış plüviyometre adı verilen aletle ölçülür. Bir bölgedeki yağışlarda yıllık toplamlar esas alınır. Toplam yağışın mevsimlere dağılışına yağış rejimi denir. Dünya’nın bazı bölgelerinde (Ekvatoral bölge gibi) yılın her ayında yağış görüldüğünden bu alanlarda yağış rejimi düzenlidir.

a. Yağmur: Havadaki su buharının yoğuşmasıyla oluşan su damlacıklarının, sıvı durumda yeryüzüne düşmesiyle oluşan yağışa yağmur denir. Yağmur, en fazla meydana gelen yoğuşma ürünüdür.
b. Kar: Havadaki su buharının 0 °C’un altında yavaş yavaş yoğuşmasıyla oluşan buz kristalleri şeklindeki yağışa kar denir.

c. Dolu: İçinde çok güçlü dikey hava hareketlerinin olduğu fırtına bulutlarında (cumulonimbus), donmuş damlacıkların bulut içinde yükselip alçalırken büyümesiyle çapı 5 mm’den büyük yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları oluşur (Görsel 63). Bu buz parçalarının yere düşmesiyle oluşan yağış türüne dolu denir. Dolu yağışı, yer ve yüksek seviye sıcaklık farkının daha fazla olduğu ilkbahar ve yaz mevsiminde daha sık görülür.

e. Hava Kütlesi ve Hava Hareketleri
Atmosferin sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliğe sahip geniş parçalarına hava kütlesi denildiğini daha önce öğrenmiştiniz. Atmosferde oluştuğu yere göre isimlendirilen çeşitli hava kütleleri vardır. Kara üzerinde oluşan hava kütlelerine karasal hava kütlesi, deniz yüzeyinde oluşanlara ise denizel hava kütlesi denir. Hava kütlelerinin başlıcaları tropikal ve kutupsal hava kütleleridir. Sıcak ve soğuk karakterli iki farklı hava kütlesi arasındaki geçiş bölgesine cephe denir. Cepheler boyunca çeşitli atmosfer olayları meydana gelir. Örneğin cephe boyunca karşılaşan iki hava kütlesinden, sıcak olanı, soğuk olanın üzerinde yükselir. Yükselme, soğumaya, soğuma da bulutların oluşmasına, sislere ve yağışlara neden olur. Hava kütleleri genellikle iki şekilde hareket eder:
1. Dikey Hava Hareketleri
a. Yükselici Hava Hareketleri: Görüldüğü yerlerde sıcaklık değerleri düşer. Havanın taşıyabileceği nem miktarı azaldığından önce bulutlar meydana gelir, bir süre sonra da konveksiyonel (yükselim) yağış oluşumu gerçekleşir.
b. Alçalıcı Hava Hareketleri: Görüldüğü yerlerde hava kütlelerinin sıcaklığı artar ve etkili oldukları yerlerde sıcaklık değerlerini yükseltir. Böyle yerlerde hava kütlesinin taşıyabileceği nem kapasitesi artar, gökyüzündeki bulutlar kısa sürede dağılıp ortadan kalkar.
2. Yatay Hava Hareketleri: Yeryüzüne yakın alanlarda, yeryüzüne paralel hava hareketlerine denir. Yatay hava hareketleri sonucunda cephe (frontal) ve yamaç (orografik) yağışlar meydana gelir.

f. Oluşum Şekillerine Göre Yağışlar
1. Yükselim Yağışları (Konveksiyonel Yağışlar) Güneşli ve rüzgârsız günlerde, ısınan hava
dikey doğrultuda yükselerek soğur. Belirli biryükseklikten sonra nemin yoğuşmasıyla yağış
meydana gelir . Yükselim yağışları Dünya’da en çok Ekvatoral bölgede meydana gelir. Ekvatoral bölgelerde yılın her döneminde görülen bu yağışlar, orta kuşaktaki karaların
iç kısımlarında ise ilkbahar ve yaz aylarında görülür.

2. Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar)Nemli hava kütlelerinin dağ yamacı boyunca
yükselip soğumasına bağlı olarak gerçekleşen yağışlardır . Özellikle dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde, dağların denize dönük yamaçlarında görülür. Dünya’da en çok Güneydoğu Asya’da, orta kuşaktaki karaların batı kıyılarında ve Kuzey Amerika’nın Kayalık
Dağları’nda görülür.
3. Cephe Yağışları (Frontal Yağışlar) Sıcaklık ve nem bakımından farklı özellikteki
hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşan yağışlardır. Dünya’da en fazla orta
kuşakta ve 60° enlemleri civarında görülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir